Pz08252019

Son güncellemePrş, 11 May 2017 7pm

Back Ana Sayfa Ehlibeyt (a.s) İmam Zaman (a.c.f) Mehdevi ideal toplumda iktisadi kalkınma ve adalet -1

Ehlibeyt (a.s)

Mehdevi ideal toplumda iktisadi kalkınma ve adalet -1

Bir çok kişi beşeriyetin karşı karşıya bulunduğu en kötü ve en bozuk esaretin yoksulluk, gıda ve giyim ve konut ve diğer yaşam gereksinimleri olduğuna inanıyor.

Bu sorunlar insanları sürekli karnını doyurmak, giyinmek, acı ve hastalıklarla mücadele derdi ile uğraştırıyor ve böylece yaşamın daha üstün kavramlarını düşünmesine ve manevi ve madde açıdan tekamüle erişmesine mecal bırakmıyor.

Hali hazırda dünyada çok sayıda insan yoksulluklu mücadele veriyor. Peki acaba dünyada hakim olan yoksulluk ve eşitsizlik gibi durumların iyileşmesi konusunda bir umut söz konusu mudur? Acaba günümüzde elebaşılarının iddia ettiği gibi sermaye düzeni, küreselleşme için bir örnek oluşturabilir mi? Acaba iktisadi adalet kavuşmak için uygun yöntemler ve çözüm yolları söz konusu olabilir mi? Acaba beşeriyet bu düzende iktisadi refah ve herşeyden bağımsızlık noktasına ulaşabilir mi?

Gelin bu soruların cevabını BM raporlarında arayalım. 2000 yılında BM üyeleri milenyum kalkınma amaçları konusunda uzlaşmaya vardı. bu programın amacı, dünyada 2015 yılına kadar yoksulluğu %50 düzeyinde düşürme şeklinde açıklandı. Programda amaca ulaşmayı ölçme kriterleri ise hastalık, yoksulluk, açlık, cahillik, çevre tahribatı ve AIDS gibi hastalıkların tedavisi gibi sorunların çözümü şeklinde açıklandı

Ancak ne var ki BM raporları bu amaçların gerçekleşmediğini ve yoksulluk sorununu çözme vaadinde bulunan ülkelerin şu anda kamu harcamaları bütçesinde açık veridğini, işsizlik ve ekonomik kriz gibi sorunlarla uğraştığını gösteriyor.

Günümüzde dünyada bir milyarı aşkın insan aşırı yoksulluk içinde yaşarken, bir çoklarının yaşam standardının düştüğü ifade ediliyor.

BM uzmanları gelecek 30 yılda varoşlarda yaşayan insanların sayısı ikiye katlanacağını ve bu tarz bir yaşamın devam etmesi, beşeriyetin büyük aybı olacağını dile getiriyor.

Veriler şimdiden küreselleştirme sürecinin şimdiki hali ile yoksulların lehine hiç bir adım atılmadığını ve iktisadi kalkınmanın esas endeksi olan yoksulluğun azalması, pek de uygun bir konumda olmadığını gösteriyor.

Beşeriyetin gereksinimlerini ve adaletin gerçekleşmesi ile birlikte gerçek refaha kavuşmasını temin etmek, dünyada her düzenin ve ekonomik görüşün ortak amacı sayılır. Nitekim ekonomik düzenler kendi dünya görüşü ve felsefesi çerçevesinde bu amacı izler.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile