Ehlisünnet Rivayetlerinde “Sakaleyn Hadisi”

Ehlisünnet Rivayetlerinde Sakaleyn

 Hadisi “Sakaleyn Hadisi” Müslümanların en meşhur hadisler hazinelerinden birisi olup Sahihi Buhari, Sahihi Tirmizi, Süneni Ebu Davud, Süneni Tirmizî, Süneni Nese'i,Süneni İbn-iMâce,MüsnediAhmed b. Hanbel; tefsirler, siyerler, tarih ve lügat kitaplarını da kapsamak üzere İslam mezheplerinin büyükleri kendi kitaplarında bu hadise yer vermişlerdir.

Söylenmesi gerekir ki “Sakaleyn” hadisi çeşitli zaman ve mekânlarda ve “Kitap”, “İtret” ve “Ehlibeyt” gibi lafız farklılıklarıyla Peygamber Ekrem’den (s.a.a) nakledilmiştir. Ehlisünnet bu hadisi muteber bilmiş ve onlarca tarikten ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yaklaşık yirmi sahabesinden nakletmiştir. Ehlisünnetin ilk el ve en meşhur kaynak kitabı Sahihi Müslim’de şöyle gelmiştir: “Mekke ile Medine arasında Gadir- Hum denilen yerde Allah Resulü (s.a.a) aramızdan kalkıp hutbe okudu. Allah’a hamd ve sena edip halka nasihat ettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey halk! Ben Allah’ın bir kuluyum ve Allah’ın elçisinin gelmesi ve benim de onun davetine icabet etmem yakındır. Ben sizin aranızda çok değerli iki emanet bırakıyorum; hidayet ve nur olan Allah’ın Kitap’ını, o halde ona sımsıkı sarılınız.” – Allah Resulü (s.a.a) Kur’an hakkında pek çok teşvikte bulundu – Hemen ardından şöyle buyurdu: “Ehlibeyt’imi.” Ve üç kez tekrar etti: “Allah aşkına! Ehlibeyt’imi unutmamanızı tavsiye ediyorum.”(Sahihi Müslim, c.4, hadis 2408) Ehlisünnetin diğer meşhur kaynak kitabı Süneni Tirmizi “Cabir b. Abdullah”ın dilinden Ehlibeyt’in menkıbeleri bahsinde şu ibareti getirmiştir: “Allah Resulünü (s.a.a) hac zamanı Arefe günü kendi özel devesinin üzerine binip hutbe okuduğunu gördüm. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyordu: “Ey insanlar! Ben sizin aranızda iki şey bırakıyorum. Bu iki şeye sarılırsanız kesinlikle sapıtmazsınız; Allah’ın Kitap’ı ve İtretim Ehlibeytim.” Hadisin naklinden hemen sonra Tirmizi ekliyor: Bu anlamdaki hadisi Ebuzer, Ebu Said Hudri, Zeyd b. Erkam ve Huzeyfe gibi sahabeler de nakletmişlerdir. (Sahihi Tirmizi, hadis 3786) Görüldüğü gibi zikri geçen her iki hadisin lafız ve içeriği birbirine yakın ve biri diğerinin benzeridir. Hatırlatılması gerekir ki Mısır’da “Daru’tTakribbeyne’lMezahibi’l İslami” tarafından basılan risalede bu hadisin her iki fırka açısından (Şia ve Ehlisünnet) sahih olduğu ispatlanmıştır. Allame Seyit Muhammed Hasan Mir Cihani bu konuda şöyle diyor: “Bu rivayet, sahih rivayetlerden olup Şia ve Ehlisünnetin kitaplarında bu anlamda yüzün üstünde hadis rivayet edilmiştir ki bunların çoğu lafzi olarak mütevatirdir. Bu konuda daha çok bilgi sahibi olmak için Allame Nurullah Şuşteri’nin “İhkaku’l Hak”, Mir Hamit Hüseyin Hindi’nin “Abakatu’lEnvar” ve Allame Hac Şeyh AbdülhüseyinEmini’nin “El-Gadir” kitabına müracaat ediniz.”

http://www.sibtayn.com/tr

 

Son Düzenlenme +03EMay+03:000PM+03E_PztPM+03E_PztEMayPM14942651830+03

Share this article

K2_AUTHOR

mohsen
Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Son mesajlar