Sakaleyn Hadisene Araştırısal Bakış

  “Kur’an” ve “Ehlibeyt”in ağır emanet tabir edildiği Sakaleyn Hadisi İslam mezheplerinin tamamının nezdinde sahih ve muteber bir hadis olup Şialar bu hadisi Peygamberden (s.a.a) sonra Emirü’l Müminin Ali b.

EbiTalib’in (a.s) imamet ve hilafetinin delillerinden saymaktadır. Peygamber Ekrem (s.a.a) mübarek ömrünün sonlarına doğru ümmeti için ebedi bir vasiyet unvanında şöyle buyurmuşlardır: “Ben sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; Allah’ın Kitabı ve benim itretim olan Ehlibeytim. Bu ikisi Havz-i Kevser başında benimle buluşuncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar. Bu ikisine sımsıkı sarıldığınız sürece sapıtmazsınız.” “Sakaleyn”in Anlamı “Sakaleyn” kelimesi iki türlü okunur; bazen “Haremeyn” kalıbında müfredi “Sakal” şeklinde okunur ve “Çok değerli şey” ve “Yolcunun malı ve eşyası” anlamına gelir. Bazen de bu kelime “Sıbteyn” kalıbında “Ağır bir şey” anlamına gelir. Araştırmacıların bazıları birincisini değerli manevi bir şey ve ikincisini de maddi ve manevi değerli bir şey anlamında kullanmıştır. “Sakalan” kelimesi ilahi kelamda “Cin ve İns” hakkında istifa edilirken (Rahman, 3) ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) buyruklarında ise “Kur’an ve Ehlibeyt (a.s)” anlamında kullanılmıştır.   Şia Açısından Sakaleyn Hadisi Şialar bu sahih ve mütevatır hadisi Peygamber Ekrem’den (s.a.a) hemen sonraEmirü’lMüminin’in (a.s) imamet ve hilafetinin delillerinden birisi bilmiş ve Allah Resulünden (s.a.a) çeşitli ibaretlerle seksen iki tarikle rivayet etmiştir. Bu hadis Müslümanlara çok önemli hatları beyan etmektedir ki bunlardan bazılarına değinilecektir:

1. Kur’an ve Ehlibeyt (a.s) hiçbir zaman birbirinden ayrılmaz ve Kur’an hakikatleri arayışında olan kimseler Ehlibeyt’e (a.s) müracaat etmelidir.

2. Müslümanların tamamına kayıtsız şartsız Kur’an’a tabi olmaları nasıl farz ise aynı şekilde kayıtsız şartsız Ehlibeyt’e (a.s) tabi olmaları da farzdır.

3. Ehlibeyt (a.s) masumdur (günahlardan korunmuştur), zira bir taraftan Kur’an’dan ayrılmalarının imkânsızlığı ve diğer taraftan Ehlibeyt’e (a.s) kayıtsız şartsız itaatin farz oluşu, onların hata ve yanılmadan korunduklarının apaçık delilidir.

4. Peygamber Ekrem (s.a.a) bu hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Bu ikisi Havz-i Kevser başında benimle buluşuncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar.” Peygamber Ekrem’in (a.s) bu buyruğu tarih boyunca Ehlibeyt’ten (a.s) masum birisinin olduğunu ve Kur’an nasıl sürekli hidayet meşalesiyse onlarında her zaman hidayet meşalesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla her asır ve her zaman onları arayıp bulmaya çalışmamız gerekir.

5. Bu hadis-i şeriften istifade edilen bir diğer nokta şudur: Ehlibeyt’ten (a.s) ayrılmak veya onların önüne geçmek sapıtma sebebidir ve hiçbir seçimin onların seçiminin önüne çıkartılmaması gerekir.

6. Onlar herkesten daha faziletli ve daha bilgilidir.

  Ehlisünnet Rivayetlerinde Sakaleyn Hadisi “Sakaleyn Hadisi” Müslümanların en meşhur hadisler hazinelerinden birisi olup Sahihi Buhari, Sahihi Tirmizi, Süneni Ebu Davud, Süneni Tirmizî, Süneni Nese'i,Süneni İbn-iMâce,MüsnediAhmed b. Hanbel; tefsirler, siyerler, tarih ve lügat kitaplarını da kapsamak üzere İslam mezheplerinin büyükleri kendi kitaplarında bu hadise yer vermişlerdir. Söylenmesi gerekir ki “Sakaleyn” hadisi çeşitli zaman ve mekânlarda ve “Kitap”, “İtret” ve “Ehlibeyt” gibi lafız farklılıklarıyla Peygamber Ekrem’den (s.a.a) nakledilmiştir. Ehlisünnet bu hadisi muteber bilmiş ve onlarca tarikten ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yaklaşık yirmi sahabesinden nakletmiştir. Ehlisünnetin ilk el ve en meşhur kaynak kitabı Sahihi Müslim’de şöyle gelmiştir: “Mekke ile Medine arasında Gadir- Hum denilen yerde Allah Resulü (s.a.a) aramızdan kalkıp hutbe okudu. Allah’a hamd ve sena edip halka nasihat ettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey halk! Ben Allah’ın bir kuluyum ve Allah’ın elçisinin gelmesi ve benim de onun davetine icabet etmem yakındır. Ben sizin aranızda çok değerli iki emanet bırakıyorum; hidayet ve nur olan Allah’ın Kitap’ını, o halde ona sımsıkı sarılınız.” – Allah Resulü (s.a.a) Kur’an hakkında pek çok teşvikte bulundu – Hemen ardından şöyle buyurdu: “Ehlibeyt’imi.” Ve üç kez tekrar etti: “Allah aşkına! Ehlibeyt’imi unutmamanızı tavsiye ediyorum.”(Sahihi Müslim, c.4, hadis 2408) Ehlisünnetin diğer meşhur kaynak kitabı Süneni Tirmizi “Cabir b. Abdullah”ın dilinden Ehlibeyt’in menkıbeleri bahsinde şu ibareti getirmiştir: “Allah Resulünü (s.a.a) hac zamanı Arefe günü kendi özel devesinin üzerine binip hutbe okuduğunu gördüm. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyordu: “Ey insanlar! Ben sizin aranızda iki şey bırakıyorum. Bu iki şeye sarılırsanız kesinlikle sapıtmazsınız; Allah’ın Kitap’ı ve İtretim Ehlibeytim.” Hadisin naklinden hemen sonra Tirmizi ekliyor: Bu anlamdaki hadisi Ebuzer, Ebu Said Hudri, Zeyd b. Erkam ve Huzeyfe gibi sahabeler de nakletmişlerdir. (Sahihi Tirmizi, hadis 3786) Görüldüğü gibi zikri geçen her iki hadisin lafız ve içeriği birbirine yakın ve biri diğerinin benzeridir. Hatırlatılması gerekir ki Mısır’da “Daru’tTakribbeyne’lMezahibi’l İslami” tarafından basılan risalede bu hadisin her iki fırka açısından (Şia ve Ehlisünnet) sahih olduğu ispatlanmıştır. Allame Seyit Muhammed Hasan Mir Cihani bu konuda şöyle diyor: “Bu rivayet, sahih rivayetlerden olup Şia ve Ehlisünnetin kitaplarında bu anlamda yüzün üstünde hadis rivayet edilmiştir ki bunların çoğu lafzi olarak mütevatirdir. Bu konuda daha çok bilgi sahibi olmak için Allame Nurullah Şuşteri’nin “İhkaku’l Hak”, Mir Hamit Hüseyin Hindi’nin “Abakatu’lEnvar” ve Allame Hac Şeyh AbdülhüseyinEmini’nin “El-Gadir” kitabına müracaat ediniz.”

  “Kur’an” ve “Ehlibeyt”in ağır emanet tabir edildiği Sakaleyn Hadisi İslam mezheplerinin tamamının nezdinde sahih ve muteber bir hadis olup Şialar bu hadisi Peygamberden (s.a.a) sonra Emirü’l Müminin Ali b. EbiTalib’in (a.s) imamet ve hilafetinin delillerinden saymaktadır. Peygamber Ekrem (s.a.a) mübarek ömrünün sonlarına doğru ümmeti için ebedi bir vasiyet unvanında şöyle buyurmuşlardır: “Ben sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; Allah’ın Kitabı ve benim itretim olan Ehlibeytim. Bu ikisi Havz-i Kevser başında benimle buluşuncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar. Bu ikisine sımsıkı sarıldığınız sürece sapıtmazsınız.” “Sakaleyn”in Anlamı “Sakaleyn” kelimesi iki türlü okunur; bazen “Haremeyn” kalıbında müfredi “Sakal” şeklinde okunur ve “Çok değerli şey” ve “Yolcunun malı ve eşyası” anlamına gelir. Bazen de bu kelime “Sıbteyn” kalıbında “Ağır bir şey” anlamına gelir. Araştırmacıların bazıları birincisini değerli manevi bir şey ve ikincisini de maddi ve manevi değerli bir şey anlamında kullanmıştır. “Sakalan” kelimesi ilahi kelamda “Cin ve İns” hakkında istifa edilirken (Rahman, 3) ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) buyruklarında ise “Kur’an ve Ehlibeyt (a.s)” anlamında kullanılmıştır.   Şia Açısından Sakaleyn Hadisi Şialar bu sahih ve mütevatır hadisi Peygamber Ekrem’den (s.a.a) hemen sonraEmirü’lMüminin’in (a.s) imamet ve hilafetinin delillerinden birisi bilmiş ve Allah Resulünden (s.a.a) çeşitli ibaretlerle seksen iki tarikle rivayet etmiştir. Bu hadis Müslümanlara çok önemli hatları beyan etmektedir ki bunlardan bazılarına değinilecektir:

1. Kur’an ve Ehlibeyt (a.s) hiçbir zaman birbirinden ayrılmaz ve Kur’an hakikatleri arayışında olan kimseler Ehlibeyt’e (a.s) müracaat etmelidir.

2. Müslümanların tamamına kayıtsız şartsız Kur’an’a tabi olmaları nasıl farz ise aynı şekilde kayıtsız şartsız Ehlibeyt’e (a.s) tabi olmaları da farzdır.

3. Ehlibeyt (a.s) masumdur (günahlardan korunmuştur), zira bir taraftan Kur’an’dan ayrılmalarının imkânsızlığı ve diğer taraftan Ehlibeyt’e (a.s) kayıtsız şartsız itaatin farz oluşu, onların hata ve yanılmadan korunduklarının apaçık delilidir.

4. Peygamber Ekrem (s.a.a) bu hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Bu ikisi Havz-i Kevser başında benimle buluşuncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar.” Peygamber Ekrem’in (a.s) bu buyruğu tarih boyunca Ehlibeyt’ten (a.s) masum birisinin olduğunu ve Kur’an nasıl sürekli hidayet meşalesiyse onlarında her zaman hidayet meşalesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla her asır ve her zaman onları arayıp bulmaya çalışmamız gerekir.

5. Bu hadis-i şeriften istifade edilen bir diğer nokta şudur: Ehlibeyt’ten (a.s) ayrılmak veya onların önüne geçmek sapıtma sebebidir ve hiçbir seçimin onların seçiminin önüne çıkartılmaması gerekir.

6. Onlar herkesten daha faziletli ve daha bilgilidir.

  Ehlisünnet Rivayetlerinde Sakaleyn Hadisi “Sakaleyn Hadisi” Müslümanların en meşhur hadisler hazinelerinden birisi olup Sahihi Buhari, Sahihi Tirmizi, Süneni Ebu Davud, Süneni Tirmizî, Süneni Nese'i,Süneni İbn-iMâce,MüsnediAhmed b. Hanbel; tefsirler, siyerler, tarih ve lügat kitaplarını da kapsamak üzere İslam mezheplerinin büyükleri kendi kitaplarında bu hadise yer vermişlerdir. Söylenmesi gerekir ki “Sakaleyn” hadisi çeşitli zaman ve mekânlarda ve “Kitap”, “İtret” ve “Ehlibeyt” gibi lafız farklılıklarıyla Peygamber Ekrem’den (s.a.a) nakledilmiştir. Ehlisünnet bu hadisi muteber bilmiş ve onlarca tarikten ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yaklaşık yirmi sahabesinden nakletmiştir. Ehlisünnetin ilk el ve en meşhur kaynak kitabı Sahihi Müslim’de şöyle gelmiştir: “Mekke ile Medine arasında Gadir- Hum denilen yerde Allah Resulü (s.a.a) aramızdan kalkıp hutbe okudu. Allah’a hamd ve sena edip halka nasihat ettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey halk! Ben Allah’ın bir kuluyum ve Allah’ın elçisinin gelmesi ve benim de onun davetine icabet etmem yakındır. Ben sizin aranızda çok değerli iki emanet bırakıyorum; hidayet ve nur olan Allah’ın Kitap’ını, o halde ona sımsıkı sarılınız.” – Allah Resulü (s.a.a) Kur’an hakkında pek çok teşvikte bulundu – Hemen ardından şöyle buyurdu: “Ehlibeyt’imi.” Ve üç kez tekrar etti: “Allah aşkına! Ehlibeyt’imi unutmamanızı tavsiye ediyorum.”(Sahihi Müslim, c.4, hadis 2408) Ehlisünnetin diğer meşhur kaynak kitabı Süneni Tirmizi “Cabir b. Abdullah”ın dilinden Ehlibeyt’in menkıbeleri bahsinde şu ibareti getirmiştir: “Allah Resulünü (s.a.a) hac zamanı Arefe günü kendi özel devesinin üzerine binip hutbe okuduğunu gördüm. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyordu: “Ey insanlar! Ben sizin aranızda iki şey bırakıyorum. Bu iki şeye sarılırsanız kesinlikle sapıtmazsınız; Allah’ın Kitap’ı ve İtretim Ehlibeytim.” Hadisin naklinden hemen sonra Tirmizi ekliyor: Bu anlamdaki hadisi Ebuzer, Ebu Said Hudri, Zeyd b. Erkam ve Huzeyfe gibi sahabeler de nakletmişlerdir. (Sahihi Tirmizi, hadis 3786) Görüldüğü gibi zikri geçen her iki hadisin lafız ve içeriği birbirine yakın ve biri diğerinin benzeridir. Hatırlatılması gerekir ki Mısır’da “Daru’tTakribbeyne’lMezahibi’l İslami” tarafından basılan risalede bu hadisin her iki fırka açısından (Şia ve Ehlisünnet) sahih olduğu ispatlanmıştır. Allame Seyit Muhammed Hasan Mir Cihani bu konuda şöyle diyor: “Bu rivayet, sahih rivayetlerden olup Şia ve Ehlisünnetin kitaplarında bu anlamda yüzün üstünde hadis rivayet edilmiştir ki bunların çoğu lafzi olarak mütevatirdir. Bu konuda daha çok bilgi sahibi olmak için Allame Nurullah Şuşteri’nin “İhkaku’l Hak”, Mir Hamit Hüseyin Hindi’nin “Abakatu’lEnvar” ve Allame Hac Şeyh AbdülhüseyinEmini’nin “El-Gadir” kitabına müracaat ediniz.”

  “Kur’an” ve “Ehlibeyt”in ağır emanet tabir edildiği Sakaleyn Hadisi İslam mezheplerinin tamamının nezdinde sahih ve muteber bir hadis olup Şialar bu hadisi Peygamberden (s.a.a) sonra Emirü’l Müminin Ali b. EbiTalib’in (a.s) imamet ve hilafetinin delillerinden saymaktadır. Peygamber Ekrem (s.a.a) mübarek ömrünün sonlarına doğru ümmeti için ebedi bir vasiyet unvanında şöyle buyurmuşlardır: “Ben sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; Allah’ın Kitabı ve benim itretim olan Ehlibeytim. Bu ikisi Havz-i Kevser başında benimle buluşuncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar. Bu ikisine sımsıkı sarıldığınız sürece sapıtmazsınız.” “Sakaleyn”in Anlamı “Sakaleyn” kelimesi iki türlü okunur; bazen “Haremeyn” kalıbında müfredi “Sakal” şeklinde okunur ve “Çok değerli şey” ve “Yolcunun malı ve eşyası” anlamına gelir. Bazen de bu kelime “Sıbteyn” kalıbında “Ağır bir şey” anlamına gelir. Araştırmacıların bazıları birincisini değerli manevi bir şey ve ikincisini de maddi ve manevi değerli bir şey anlamında kullanmıştır. “Sakalan” kelimesi ilahi kelamda “Cin ve İns” hakkında istifa edilirken (Rahman, 3) ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) buyruklarında ise “Kur’an ve Ehlibeyt (a.s)” anlamında kullanılmıştır.   Şia Açısından Sakaleyn Hadisi Şialar bu sahih ve mütevatır hadisi Peygamber Ekrem’den (s.a.a) hemen sonraEmirü’lMüminin’in (a.s) imamet ve hilafetinin delillerinden birisi bilmiş ve Allah Resulünden (s.a.a) çeşitli ibaretlerle seksen iki tarikle rivayet etmiştir. Bu hadis Müslümanlara çok önemli hatları beyan etmektedir ki bunlardan bazılarına değinilecektir:

1. Kur’an ve Ehlibeyt (a.s) hiçbir zaman birbirinden ayrılmaz ve Kur’an hakikatleri arayışında olan kimseler Ehlibeyt’e (a.s) müracaat etmelidir.

2. Müslümanların tamamına kayıtsız şartsız Kur’an’a tabi olmaları nasıl farz ise aynı şekilde kayıtsız şartsız Ehlibeyt’e (a.s) tabi olmaları da farzdır.

3. Ehlibeyt (a.s) masumdur (günahlardan korunmuştur), zira bir taraftan Kur’an’dan ayrılmalarının imkânsızlığı ve diğer taraftan Ehlibeyt’e (a.s) kayıtsız şartsız itaatin farz oluşu, onların hata ve yanılmadan korunduklarının apaçık delilidir.

4. Peygamber Ekrem (s.a.a) bu hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Bu ikisi Havz-i Kevser başında benimle buluşuncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar.” Peygamber Ekrem’in (a.s) bu buyruğu tarih boyunca Ehlibeyt’ten (a.s) masum birisinin olduğunu ve Kur’an nasıl sürekli hidayet meşalesiyse onlarında her zaman hidayet meşalesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla her asır ve her zaman onları arayıp bulmaya çalışmamız gerekir.

5. Bu hadis-i şeriften istifade edilen bir diğer nokta şudur: Ehlibeyt’ten (a.s) ayrılmak veya onların önüne geçmek sapıtma sebebidir ve hiçbir seçimin onların seçiminin önüne çıkartılmaması gerekir.

6. Onlar herkesten daha faziletli ve daha bilgilidir.

  Ehlisünnet Rivayetlerinde Sakaleyn Hadisi “Sakaleyn Hadisi” Müslümanların en meşhur hadisler hazinelerinden birisi olup Sahihi Buhari, Sahihi Tirmizi, Süneni Ebu Davud, Süneni Tirmizî, Süneni Nese'i,Süneni İbn-iMâce,MüsnediAhmed b. Hanbel; tefsirler, siyerler, tarih ve lügat kitaplarını da kapsamak üzere İslam mezheplerinin büyükleri kendi kitaplarında bu hadise yer vermişlerdir. Söylenmesi gerekir ki “Sakaleyn” hadisi çeşitli zaman ve mekânlarda ve “Kitap”, “İtret” ve “Ehlibeyt” gibi lafız farklılıklarıyla Peygamber Ekrem’den (s.a.a) nakledilmiştir. Ehlisünnet bu hadisi muteber bilmiş ve onlarca tarikten ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yaklaşık yirmi sahabesinden nakletmiştir. Ehlisünnetin ilk el ve en meşhur kaynak kitabı Sahihi Müslim’de şöyle gelmiştir: “Mekke ile Medine arasında Gadir- Hum denilen yerde Allah Resulü (s.a.a) aramızdan kalkıp hutbe okudu. Allah’a hamd ve sena edip halka nasihat ettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey halk! Ben Allah’ın bir kuluyum ve Allah’ın elçisinin gelmesi ve benim de onun davetine icabet etmem yakındır. Ben sizin aranızda çok değerli iki emanet bırakıyorum; hidayet ve nur olan Allah’ın Kitap’ını, o halde ona sımsıkı sarılınız.” – Allah Resulü (s.a.a) Kur’an hakkında pek çok teşvikte bulundu – Hemen ardından şöyle buyurdu: “Ehlibeyt’imi.” Ve üç kez tekrar etti: “Allah aşkına! Ehlibeyt’imi unutmamanızı tavsiye ediyorum.”(Sahihi Müslim, c.4, hadis 2408) Ehlisünnetin diğer meşhur kaynak kitabı Süneni Tirmizi “Cabir b. Abdullah”ın dilinden Ehlibeyt’in menkıbeleri bahsinde şu ibareti getirmiştir: “Allah Resulünü (s.a.a) hac zamanı Arefe günü kendi özel devesinin üzerine binip hutbe okuduğunu gördüm. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyordu: “Ey insanlar! Ben sizin aranızda iki şey bırakıyorum. Bu iki şeye sarılırsanız kesinlikle sapıtmazsınız; Allah’ın Kitap’ı ve İtretim Ehlibeytim.” Hadisin naklinden hemen sonra Tirmizi ekliyor: Bu anlamdaki hadisi Ebuzer, Ebu Said Hudri, Zeyd b. Erkam ve Huzeyfe gibi sahabeler de nakletmişlerdir. (Sahihi Tirmizi, hadis 3786) Görüldüğü gibi zikri geçen her iki hadisin lafız ve içeriği birbirine yakın ve biri diğerinin benzeridir. Hatırlatılması gerekir ki Mısır’da “Daru’tTakribbeyne’lMezahibi’l İslami” tarafından basılan risalede bu hadisin her iki fırka açısından (Şia ve Ehlisünnet) sahih olduğu ispatlanmıştır. Allame Seyit Muhammed Hasan Mir Cihani bu konuda şöyle diyor: “Bu rivayet, sahih rivayetlerden olup Şia ve Ehlisünnetin kitaplarında bu anlamda yüzün üstünde hadis rivayet edilmiştir ki bunların çoğu lafzi olarak mütevatirdir. Bu konuda daha çok bilgi sahibi olmak için Allame Nurullah Şuşteri’nin “İhkaku’l Hak”, Mir Hamit Hüseyin Hindi’nin “Abakatu’lEnvar” ve Allame Hac Şeyh AbdülhüseyinEmini’nin “El-Gadir” kitabına müracaat ediniz.”

http://www.sibtayn.com/tr

Son Düzenlenme +03EMay+03:000PM+03E_PztPM+03E_PztEMayPM14942650550+03

Share this article

K2_AUTHOR

mohsen
Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Son mesajlar